<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Matbu Basın&#039;da yayımlananlar</title>
	<atom:link href="http://deginmeler.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://deginmeler.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Oct 2009 17:05:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='deginmeler.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Matbu Basın&#039;da yayımlananlar</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://deginmeler.wordpress.com/osd.xml" title="Matbu Basın&#039;da yayımlananlar" />
	<atom:link rel='hub' href='http://deginmeler.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>&#8220;En beyaz zenci&#8221; o ödülü hak etti mi?</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/16/en-beyaz-zenci-o-odulu-hak-etti-mi/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/16/en-beyaz-zenci-o-odulu-hak-etti-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 17:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nobel]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Evrensel Gazetesi&#8217;nde yayımlandı. Geçtiğimiz günlerde Nobel Barış Ödülü; Amerika&#8217;nın ilk siyahi başkanı Barack Obama&#8217;ya gitti. Önem açısından ciddi bir hacmi olan bu ödülün; henüz icraat açısından hiçbir şey yapmamış bir başkana, üstelik dünyanın şu an iki ülkesini fiilen işgal altında tutan bir ülkenin başkanına verilmesi tartışma yarattı. Obama&#8217;nın yürüttüğü seçim kampanyası hem Amerika&#8217;da hem tüm [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=27&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evrensel Gazetesi&#8217;nde <a href="http://evrensel.net/haber.php?haber_id=59423">yayımlandı.</a></p>
<p><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:xx-small;"><br />
</span></span></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1007" title="obama_mccain_zionist_puppets" src="http://hasanrua.files.wordpress.com/2009/10/obama_mccain_zionist_puppets.gif?w=234&#038;h=261" alt="obama_mccain_zionist_puppets" width="234" height="261" /></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde <strong>Nobel Barış Ödülü;</strong> Amerika&#8217;nın ilk siyahi başkanı <strong>Barack Obama&#8217;ya</strong> gitti. Önem açısından ciddi bir hacmi olan bu ödülün; henüz icraat açısından hiçbir şey yapmamış bir başkana, <strong>üstelik dünyanın şu an iki ülkesini fiilen işgal altında tutan bir ülkenin başkanına verilmesi</strong> tartışma yarattı.</p>
<p>Obama&#8217;nın yürüttüğü seçim kampanyası hem Amerika&#8217;da hem tüm dünyada büyük bir yankı uyandırırken aynı zamanda Obama&#8217;yı henüz hiç bir icraate sahip olmamasına rağmen neredeyse <strong>Nelson Mandela</strong> kadar önemli bir sembol haline getirdi. Oysa, Harvard mezunu bu yarı-siyah; ne <strong>Malcolm X</strong>&#8216;in ne de <strong>Mandela</strong>&#8216;nın tarzında bir eylem ve söyleme sahipti.</p>
<p><strong>&#8220;Obamania&#8221;</strong> olarak ifade edilen bu durum, Amerika merkezli <strong>İslam Ulusu</strong> isimli örgütün Obama&#8217;yı mesih ilan etmesine kadar vardı. Propaganda mantığında barışın sembolü olarak sunulan Obama yönetiminde Bush çizgisinden büyük ölçüde bir sapma olmadı. Bu olmadığı gibi ABD, Irak&#8217;tan çektiği askerlerini Afganistan&#8217;a göndermeyi düşünüyor. Aynı zamanda Guantanamo işkencehanesi kapatılmadı ve Küba ile ilişkilerde değişen bir şey yok. Göreve geldiğinde insan haklarına saygılı olacağını söyleyen Obama, <strong>savaş esirlerine işkenceyi savunan CIA emeklisi John Brennan’ı</strong> terörle mücadelenin başına getirerek asıl tavrını gösterdi. Bunun yanısıra Obama; Birleşmiş Milletler tarafından başkent olarak tanınmayan Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak görülmesini savunuyor. <span id="more-27"></span></p>
<p>Dahası; Obama yönetimindeki ABD, Gürcistan ordusuna tam bir milyar dolarlık yardım yaptı. Aynı zamanda Azerbaycan’a yapılan yardımlar da artarak sürüyor. Araştırmacı-yazar <strong>Rick Rozoff’a</strong> göre Romanya’dan Azerbaycan’a bir gerilim hattı oluşturuluyor.</p>
<p><strong>Peki, tüm bunlara rağmen Barack Obama nasıl Nobel Barış Ödülü aldı? </strong></p>
<p><strong>Nobel Barış Ödülü,</strong> dinamitin mucidi <strong>Alfred Nobel’in</strong> vasiyeti üzerine başlamış ve sonrasında popüler kültürün önemli parçalarından biri olmuştur. Alfred Bernard Nobel; <strong>27 Kasım 1895</strong> yılında yazdığı vasiyetinde, bütün sermayesinin bir fona yatırılmasını ve bu fonun gelirlerinin her yıl fizik, edebiyat, kimya, tıp gibi alanlarda büyük başarılar elde eden kişilerin yanısıra milletlerarası barışa en çok hizmet eden kişilere de verilmesini söylemişti.</p>
<p>O dönemden bu döneme kadar Nobel Ödülleri bir çok alanda dağıtıldı. Nobel almak; her bilimadamının, edebiyatçının, politikacının kariyerinin zirve noktasına çıkmasını ifade ediyordu.</p>
<p>Nobel Barış Ödülü de; herkes için meşru olan barış, kardeşlik, enternasyonelizm gibi konularda büyük işler yapmış kişilere verilecekti. Oysa, geçmişe doğru gidip incelediğimizde bu ödüllerin sözde amacına uygun kişilere verildiğini düşünmek bir hayli zorlaşıyor.</p>
<p>Barış Ödülü&#8217;nün eski sahipleri arasında <strong>İsrail başbakanı Şimon Peres</strong> bile var. Şimon Peres döneminde İsrail&#8217;in Gazze&#8217;de yürüttüğü katliam durmamış ve aksine artmıştı. Üstelik, bu ödülü alan tek şaibeli kişi Peres değil. ABD&#8217;nin eski Dış İşleri Bakanı <strong>Henry Alfred Kissinger </strong>de bu ödülü alan savaş yanlısı kişilerden. Kissinger; Vietnam savaşını, Kamboçya&#8217;nın bombalanmasını desteklemesinin yanısıra<strong><em>,&#8221;Kendi halkının sorumsuzluğu nedeniyle bir ülkenin komünizme gidişine seyirci kalmak için bir neden göremiyorum. Meseleler, Şilili seçmenlerin kararına bırakılamayacak kadar önemlidir&#8221;</em></strong> diyerek Şili&#8217;deki despot yapıyı da desteklemişti.</p>
<p>Sovyetler Birliği, çok önceden, Nobel Ödüllerindeki şaibeleri görmüş ve ona alternatif olarak <strong>Uluslararası Lenin Barış Ödülü&#8217;nü</strong> çıkarmıştı. Ödül, 1962 yılında Güney Afrikalı devrimci <strong>Nelson Mandela’ya</strong> verilmişti. Ancak Mandela; o dönemde ömür boyu hapis cezası aldığı için ödülünü alamamıştı.</p>
<p>Pakistan kökenli İngiliz yazar <strong>Tarik Ali,</strong> Obama’yı insan yüzlü emperyalizm olarak tanımlıyor. Tarik Ali’ye göre Obama yönetimi Ortadoğu’daki şiddetin asıl müsebbibi İsrail’i eleştirmemekte ve İran’ı işgal etmekten bile söz ediyor. Yani; Obama ile birlikte ABD’nin maske değiştirdiğini, ancak amaç ve yöntem olarak klasik demokrat merkezciliğinden farklı bir yöntem belirlenmediğini söylüyor.</p>
<p>Obama’yı eleştirenler Tarik Ali ile sınırlı değil.</p>
<p><strong>“Amerikan Müdaheleciliği”</strong> isimli kitabın yazarı olan Yahudi kökenli Amerikalı dilbilimci ve yazar <strong>Noam Chomsky</strong> ise Barack Obama’ya en başından beri muhalif olanlardan. Türkiye’deki bir konferansından <strong>“uluslar arası terörizm nedir?”</strong> sorusuna <strong>“Amerikan Ordusu” </strong>cevabını veren Chomsky, Obama’nın başkan seçildiği gün tüm dünyada yayılan olumlu dalga için hiçbir neden olmadığını, Obama’nın Clinton gibi merkez bir yönetimi uygulayacağını ve dünyanın aslında McCain seçilmediği için şanslı olduğunu söylemişti. Chomsky, başka bir mülakatında ise Obama’nın George Bush’dan bile farkı olmadığını ve onunla bir değişimin asla gelmeyeceğini söyledi.</p>
<p>Kısacası; Amerikalı siyahilerle hiçbir sınıfsal ortak noktası olmayan, yarı-beyaz, Harvard mezunu Obama bu haliyle bir barış sembolü olamaz. Seçim çalışmaları sırasında gerek Zenci olduğu için, gerek “Huseyin” ismini taşıdığı için uğradığı ırkçı eleştiriler mutlaka ona bir değer katar. Dünya muhafazakarlığının, yobazlığının ve emperyalizminin merkezi olan bir ülkede Zenci birinin başkan seçilmesi de aynı şekilde önemli ve manidardır. Ancak; Amerikan hükümetlerinin en vahşilerinden biri olan Bush çetesinin en kıdemli üyelerinden birinin de zenci olduğunu unutmamak gerekir.</p>
<p>Merkezi Stockholm’de <strong>bulunan Uluslar arası Barış Enstitüsü’ne</strong> göre Obama döneminde silah satışı hiç azalmadı. Silahsızlanma konusunda hiçbir şey yapmayan, işgal edilmiş ülkelerin bu durumunu devam ettiren, İsrail’i destekleyen, işkenceleri savunan bir adamı Terörle Mücadele’nin başına getiren bir adam adında <strong>Barış </strong>geçen bir ödülü ne hakla alabilir? Ödülü veren kurumun daha önce bu ödüllerin kimlere verdiğine bakılırsa Barış konusunda dürüst olmadığını; bir takım güç odaklarının çeşitli isimleri pişirip önümüze sunmasına yardım ettiğini görüyoruz. Aynı zamanda Ödülü alan kişi de uyguladığı ve selefinin başlatıp kendinin devam ettirdiği politikalarla bu ödülü hak etmediğini de. Ortada, çift başlı bir yalan söz konusu.</p>
<p>Obama başkan seçildiğinde <strong>“Amerikan devrimi”</strong> adıyla başlık atanların o politikaların seyrini de incelediğinde bugün ne diyeceği merak konusu. Ancak görülen o ki, Obamania, bu ödülle birlikte uzun bir süre daha devam edecek.</p>
<p><strong>“En beyaz zencinin”;</strong> ABD’nin kanlı politikalarında, tıpkı selefi hükümetteki zenci Condelezza Rice gibi davranacağını bugünden kestirmek mümkün.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=27&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/16/en-beyaz-zenci-o-odulu-hak-etti-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://hasanrua.files.wordpress.com/2009/10/obama_mccain_zionist_puppets.gif" medium="image">
			<media:title type="html">obama_mccain_zionist_puppets</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sen oradan seyretmeye devam et, küçük..</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/12/sen-oradan-seyretmeye-devam-et-kucuk/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/12/sen-oradan-seyretmeye-devam-et-kucuk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2009 13:53:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Evrensel Gazetesi&#8217;nde yayımlandı. Olan bitenin polisin istediği biçimdeki halini televizyonlarda izlediniz. TV’lere bakarsanız, ünlü düşünürlerimiz Mehmet Ali Birand ve Ali Kırca’nın söylediklerine bakarsanız; sağı solu yakan, anarşi yaratan gruba polis müdahale etmiş. Hiç bir sorun yok. Eh, öyle tabii. Saat 10’da Agos’un önünde değildiyseniz gerçekten de durum orada yansıtıldığı gibi. Ama, orada olan herkes neyin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=18&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evrensel Gazetesi&#8217;nde <a href="http://evrensel.net/haber.php?haber_id=59256">yayımlandı.</a></p>
<p>Olan bitenin polisin istediği biçimdeki halini televizyonlarda izlediniz. TV’lere bakarsanız, ünlü düşünürlerimiz Mehmet Ali Birand ve Ali Kırca’nın söylediklerine bakarsanız; sağı solu yakan, anarşi yaratan gruba polis müdahale etmiş.<br />
Hiç bir sorun yok.<br />
Eh, öyle tabii. Saat 10’da Agos’un önünde değildiyseniz gerçekten de durum orada yansıtıldığı gibi.<br />
Ama, orada olan herkes neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor.<br />
Basın açıklaması için toplanan 20-25 kişinin üzerine yüzün üzerinde polisin coplarla nasıl saldırdığını, slogan atmaya çalışan sözcülerin ağızlarına nasıl vurduklarını gördü herkes.<br />
Orada kendi halinde geçen vatandaşların bile sudan sebeplerle polis otolarına atıldığını da.<br />
Bakınız; dünyanın her yerinde, nerede IMF toplantısı yapılsa; aynı zamanda çok geniş katılımlı eylemler oldu. Bu eylemlerde milyona yakın insan toplandı.<br />
Orada da büyük olaylar çıktı. Ama herkes eylemini yaptı.<br />
Peki burada? <span id="more-18"></span><br />
İşte sonuç ortada.<br />
Arkadaşınızın gözünüzün önünde coplandığını düşünün. Kaşından, dudaklarından kan boşaldığını gördüğünüzü düşünün.<br />
Ne yaparsınız?<br />
Susar mısınız gerçekten?<br />
Polisin sizi çevirirken önce tokat attığını, üzerinizi ararken taciz ettiğini, “vatan hainliğiyle” suçladığını, cebinizde bulunan komünist yayını -ya da başka bir yayını- yırtıp attığını ve küfür ederek gönderdiğini düşünün.<br />
Ne yaparsınız?<br />
Susar mısınız gerçekten?<br />
Yoksa önceki günlerde yapıldığı gibi bankaların camlarını mı dökersiniz?<br />
Orada üç gündür eylemler yapılıyor. Üç gündür kimsenin kılına zarar gelmedi. Eğer eylemcilerin birinin cam dökmek gibi bir niyeti olsa bunun için onlarca sendika, siyasi parti, sivil toplum örgütü toplanmaz. Bir bankanın camını dökmek ve içeriyi yağmalamak için bir kaç kişi yeter.<br />
Ama önceki gün karıştı ortalık. Çünkü iki gündür polis şiddet uyguluyor.<br />
Ama siz; TV’de gördüğünüzü gerçek sanıyorsunuz. Onlar kamera açıkken olan şeyler.<br />
Polislerin eylemcileri nasıl irite ettiğini bilmiyorsunuz. Buna rağmen yargılıyorsunuz.<br />
Çünkü burası Yunanistan değil. Burada, siz gözaltına alınırken, hakarete uğrarken, tokatlanırken halk sirk seyreder gibi bakar.<br />
Siz onurunuz çiğnendiğiyle kalırsınız.<br />
Ferhan Şensoy ve bir kaç arkadaşı, uzun bir zaman önce Taksim’de bir deney yapmıştı. Nazilerin SS subayı üniformalarını giyerek İstiklal Caddesi’ni dolaşmış; insanların kimliklerini sormuş, bazılarını da darp etmişti.<br />
Üzerlerinde üniforma olduğu için kimse hiçbir şey diyemedi. Üstelik, bu üniforma SS üniformasıydı! Yani Almanya’da kullanılmıştı!<br />
İşte bu yüzden Türkiye’de darbe oluyor.<br />
İşte bu yüzden Türkiye’de askerlik anılarında hep dayak var.<br />
İşte bu yüzden Türkiye’de ceza olarak eline verilen pimi çekilmiş bombanın pimini bulamayan kişi ve yanındaki dört asker ölüyor.<br />
İşte bu yüzden Türkiye’de bir kız çocuğu bombayla parçalanıyor.<br />
İşte bu yüzden Türkiye’de polis istediğine istediği muameleyi yapıyor. Gerçekten kötü olan mafyalar, aşiret ağaları ve simsarlar hariç.<br />
Ve siz de TV’den izlediklerinizle dünyayı yorumlamaya devam ediyorsunuz.<br />
Devam edin.<br />
Bir gün sizin de çocuğunuz bombayla parçalanacak.<br />
Bir gün siz de polisten dayak yiyecek, küfür duyacak, taciz edileceksiniz.<br />
Bir gün sizi de düşünceleriniz ya da düşünmedikleriniz yüzünden hapse atacaklar.<br />
Bir gün sizin de önünüzde bir arkadaşınızın kaşlarından, dudaklarından kan boşalıncaya kadar dövecekler.<br />
Brecht’in ünlü hikayesinde geçtiği gibi, bir gün sizin için de gelecekler!<br />
O zaman ne yapacaksınız acaba?<br />
Daha da önemlisi şu; acaba o zaman TV kanalları size yapılanı nasıl duyuracaklar?<br />
O duyduklarınızdan memnun kalacak mısınız?<br />
İnsan olmak; öyle durmamayı, öylece kalmamayı gerektirir. Kendi sınıfsal çıkarını evrensel çıkar diye yutturan; insanların emeğini, madenlerini, özgürlüğünü sömüren bir yapıya karşı öylece bakmamak gerekir.<br />
İnsanlık kasırgadan güçlüdür çünkü, banka camlarını bile kırar! Hem banka kurmanın, faizciliğin yanında onun camlarını dökmek nedir ki?</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=18&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/12/sen-oradan-seyretmeye-devam-et-kucuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sosyalizm nasıl eleştirilir?</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/02/sosyalizm-nasil-elestirilir/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/02/sosyalizm-nasil-elestirilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 16:37:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[2 Ekim 2009 tarihinde Evrensel Gazetesi&#8217;nde yayımlandı. Doğrudan komünist ekonomi hakkında olmasa bile, Sosyalizm ile özdeşleşmiş herhangi bir fikri savunduğunuz zaman; karşınızdaki kişilerden aynı cümleyi duyuyorsunuz: &#8220;Sosyalizm çöktü. Bak SSCB&#8217;ye ne hale geldi.&#8221; Bunu söyleyen kişinin yaşadığı ülkenin hiçbir sosyalist ülkeden daha gelişmiş ve müreffeh olmadığı ayrı bir konu, ama peki Sosyalizm gerçekten çökmüş müdür? [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=15&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/10/rtemagicc_guc_birligi_04.jpg?w=243&#038;h=277" alt="RTEmagicC_Guc_birligi_04.jpg" title="RTEmagicC_Guc_birligi_04.jpg" width="243" height="277" class="alignleft size-full wp-image-16" /><strong>2 Ekim 2009 tarihinde Evrensel Gazetesi&#8217;nde</strong> <a href="http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=58724">yayımlandı.</a></p>
<p>Doğrudan komünist ekonomi hakkında olmasa bile, Sosyalizm ile özdeşleşmiş herhangi bir fikri savunduğunuz zaman; karşınızdaki kişilerden aynı cümleyi duyuyorsunuz: &#8220;Sosyalizm çöktü. Bak SSCB&#8217;ye ne hale geldi.&#8221; Bunu söyleyen kişinin yaşadığı ülkenin hiçbir sosyalist ülkeden daha gelişmiş ve müreffeh olmadığı ayrı bir konu, ama peki Sosyalizm gerçekten çökmüş müdür? Yenilmiş midir? Sovyetler deneyi Sosyalizmin işe yaramayacağını ispat etmiş midir? Sosyalizm eleştirileri ne ölçüde yüzeyselliğin ve propaganda zihniyetinin dışına çıkabilmiştir?</p>
<p>Sosyalizm yenilmiş değildir. Tam tersine; sosyalizme dair pek çok kavram (işçi hakları, enternasyonelizm, insan hakları, özgürlük, bilimcilik) tüm ideolojilere ve genel paradigmaya hakim olarak varlığını sürdürmüştür. Çöktüğü ilan edilen bu ideoloji; küresel kriz günlerinde herkesin aklına gelen ikinci alternatif olmuştur.</p>
<p>Yenilen ve çöken, sosyalizmin bir takım uygulamalarıdır. Merkezi bürokratik uygulamalardır. Komünizmin ideallerinin hepsi bugün yaşamakta ve aynı heyecanı yaratmaya devam etmektedir.</p>
<p>İnsanca yaşamak, paylaşmak, sosyal adaleti sağlamak gibi idealler halen varlığını sürdürmektedir. Sosyalist felsefenin kurulu otoriteye attığı tokat bugün hala sızısını sürdürmektedir.</p>
<p>Bir ülkede kurulan sosyalizmi eleştirirken; o ülkenin devrim öncesi iktisadi ve sosyal durumunu, o ülkedeki sosyalistlerin sosyalizmden ne anlayıp nasıl uyguladığını, devrim olduktan sonra ülkenin dışarıdan nasıl kıstırıldığını iyi irdelemek gerekir. Tüm bunları düşünerek Sovyetleri eleştirdiğinizde, durumun bir takım propagandacıların anlattığından daha farklı olduğunu görebiliyorsunuz.</p>
<p>Rusya&#8217;da devrim olmadan evvelki iktisadi ve sosyal koşulları anlamak için bir kaç Dostoyevski kitabı okumak yeterli  <span id="more-15"></span>olabilir.</p>
<p>Nitekim gerek Dostoyevski gerek Tolstoy kitaplarında &#8220;devrimcilerden&#8221; bahsetmiş ve onları övmüştü. O dönemin bütün Rus edebiyatı eserlerinde köylü ve toprak sahipleri arasındaki ilişkiler üzerinden hayat ve ekonomi sorgulanmıştı. Diğer bir büyük Rus edebiyatçısı olan Maksim Gorki&#8217;nin dünya edebiyatına mal olmuş &#8220;Ana&#8221; isimli eserini sosyalizme adadığını da atlamayalım.</p>
<p>Sosyalizm bir umuttu. Dünyanın o güne kadarki akışını tümüyle değiştirmeyi planlayan ve bunu büyük ölçüde başaran bir umut. Karl Marks yaşamı boyunca gelişmiş ülkelerde devrim beklerken, devrim hiç beklenmeyen ülkelerde yaşandı.</p>
<p>Sosyalizm bir kalkınma ideolojisi olmamasına rağmen, Stalin dönemi de dahil olmak üzere, Rusya&#8217;yı Amerika&#8217;dan sonra en önemli ikinci ekonomi haline getirmişti.Uzay ve bilim çalışmalarında da öyle.</p>
<p>Üstelik tüm bunları yapan Komünist Rusya, devrim öncesinde yalnızca yüzde 8&#8242;i işçi olan yani bir noktaya kadar sanayileşmiş bir ülkeydi.</p>
<p>Amerika ve Avrupa ülkeleri ise sanayi devrimlerini tamamlamış, emperyalizm hareketlerini yarılamıştı. Sovyetler varken de bu aynen sürdü.</p>
<p>Yani; sosyalizmin uygulandığı ülkeler battı, kapitalist ülkeler coştu derken; o kapitalist ülkelerin kimleri sömürerek, nasıl insanlık dışı politikalar güderek o noktaya geldiğini iyi tahlil etmek gerekiyor.</p>
<p>Herhangi bir sosyalist ülke dünyanın neresini kaynakları için işgal etmiştir?</p>
<p>Bu bir yana; Wilson Prensipleri dediğimiz şey, Lenin&#8217;in UKTH&#8217;sinden çalıntı değil midir?</p>
<p>Sovyetler eleştirilir, eleştirilmelidir.</p>
<p>Ama bugüne kadar eleştirenlerden pek azının amacı gerçekten bir sistemi eleştirmek olmuştur. Çoğu zaman yeni, seküler, evrensel olan her düşünceye karşı beslenen gerici öfkenin üzerine bir kisve oldu bu eleştiriler. Amaç; &#8220;devletin buyurduğu yoldan sapanların&#8221; kurduğu devletlerin hiç de başarılı olmadığını göstermekti. Bunu yaparken hiçbir gerçeklik etiğine saygı duymadılar.</p>
<p>&#8220;Komünizm, ölümden iyidir&#8221; diyen ve Koreli eşiyle bütün Amerika&#8217;da savaş karşıtı eylem yapan John Lennon&#8217;u tevkif eden ve sonunda öldüren insanların eleştirileriydi bunlar. &#8220;Evinde kızıl gece lambası olan herkesi&#8221; Komünist ilan edip işkencelerden, sansürlerden geçiren insanların; Rusça altyazıyla film yayınladığı için insanları yıllarca hapsedenlerin eleştirileriydi bunlar.</p>
<p>Bugün, Amerika&#8217;daki sağlık reformuna karşı yapılan mitingde &#8220;Benim vergilerimle fakirleri besleyemezsin. Açsanız, ölün!&#8221; pankarlarıyla yürüyen milyonlarca insanın karşıtlığıydı yani.</p>
<p>Onların derdi propagandaydı.</p>
<p>Dünya&#8217;da, kapitalizm ve komünizm tartışmaları aslında; despotizm ve özgürlüklerin, militarizm ve anti-militarizmin, yerelcilik ile evrenselciliğin, dogmalarla aklın tartışmaları olmuştur.</p>
<p>Komünizme karşı olanlar aynı zamanda ırkçılığı savunanlar olmuştur çoğu zaman.</p>
<p>Komünizme karşı olanlar evrenselciliğe de karşı olmuştur hep.</p>
<p>Komünizme karşı olanlar anti-militarizme de savaş açmıştır.</p>
<p>Komünizme karşı olanlar her zaman barışa da karşı olmuşlardır.</p>
<p>Komünizm karşıtları arasından bu yukarıda sıraladığım tanıma uymayanlar çok azınlıkta kalan bir kaç liberal akım ve anarşistlerdir.</p>
<p>Kimse Sovyetler eleştirilmesin demiyor.</p>
<p>Eleştirilsin; ama sağlıklı biçimde. Eleştirilsin; ama gerçekleri çarpıtarak değil.</p>
<p>Nazilerin yaptığı Ukrayna Soykırımı&#8217;nı Stalin&#8217;e mal ederek değil.</p>
<p>Sovyetler döneminde herhangi bir nedenden ölen insanları bile &#8220;Sovyetlerin gazabından&#8221; öldüğünü ilan ederek değil. Sovyetler döneminde büyük gazetelerin Moskova muhabirlerinin gönderdiği haberlerin çarpıtılarak ve büyük ölçüde değiştirilerek yayınladığını unutarak değil.</p>
<p>Soğuk Savaş döneminde Sovyetlerde ve Komünist ülkelerde yaşanan her türlü acı olayın sonuna kadar propagandasını yaparken; savaşın diğer ucundaki kapitalist dünyanın hangi tür soğuk savaş taktikleriyle ülkeleri derininden işgal ettiğini, suikastler düzenlendiğini, yasal gücü kullanarak nasıl sansürler yaptığını atlayarak değil. Bugün Türkiye&#8217;deki Ergenekon davasıyla açığa çıkan o örgütün Komünistlere karşı kurulduğunu unutarak değil. Dünyanın neredeyse bütün ülkelerinde NATOtarafından desteklenen böyle örgütler olduğunu ve bunların o ülkelerin tamamında tümüyle kirli işlerin içinde olduğunu unutarak değil.</p>
<p>Sovyetler&#8217;de uygulanan Komünizm&#8217;in komünizmin tek bir biçimi olduğunu görmezden gelerek değil. Orada uygulanan Komünizmin; pek çok Komünist tarafından da ciddi biçimde eleştirildiğini önemsemeden değil. Bütün ideolojilerin soyut bir tahlile dayandığını ve bunu uygulayabilmenin ayrı bir beceri istediğini atlayarak değil.</p>
<p>Kısacası; kurulu bir sistemi eleştirirken; o ülkenin ideolojisinden evvel ne şartlar ve nasıl algılayışlar içerisinde ideolojiyi uygulamaya soktuğunu iyi anlamak gerekir. Teori ve pratik birbirinden farklıdır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/15/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=15&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/10/02/sosyalizm-nasil-elestirilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/10/rtemagicc_guc_birligi_04.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">RTEmagicC_Guc_birligi_04.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Geber Ermeni, geber!</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/geber-ermeni-geber/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/geber-ermeni-geber/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 13:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Bakkal Karabet’in ışıkları yanmış./Affetmedi bu Ermeni vatandaş/Kürt dağlarında babasının kesilmesini (Nâzım Hikmet/Akşam Gezintisi) Hrant Dink davasına tanık olarak katılan kadın, Ogün Samast’ın Hrant Dink’i vurduktan sonra “Geber Ermeni, geber!” diye bağırdığını anlattı mahkemede. M.H. isimli kadın Ogün ve Yasin ikilisine devletin söyleyemediğini söyledi: “Gülmeyin lan.” Hrant Dink’in ölümü sadece bir asayiş vakası mıdır? Pek çok [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=13&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/dink1.jpg?w=250&#038;h=299" alt="dink1" title="dink1" width="250" height="299" class="alignleft size-full wp-image-12" />Bakkal Karabet’in ışıkları yanmış./Affetmedi bu Ermeni vatandaş/Kürt dağlarında babasının kesilmesini (Nâzım Hikmet/Akşam Gezintisi)</p>
<p>Hrant Dink davasına tanık olarak katılan kadın, Ogün Samast’ın Hrant Dink’i vurduktan sonra “Geber Ermeni, geber!” diye bağırdığını anlattı mahkemede. M.H. isimli kadın Ogün ve Yasin ikilisine devletin söyleyemediğini söyledi: “Gülmeyin lan.” </p>
<p>Hrant Dink’in ölümü sadece bir asayiş vakası mıdır? Pek çok aydın Hrant Dink suikastının Ogün Samast’la bitmediğini ve devletin derinlerine kadar gideceğini söylüyor. Ancak yine sormak gerekiyor; Hrant Dink suikastı, devletin içindeki bir şebekenin bir piyona verdiği emir midir?</p>
<p>Hayır! Hrant Dink’in suikastı ne bir ilk ne bir son olarak bu topraklarda yüz yılı aşkın süredir var olan bir saplantının ürünüdür. Toplumsal bir vakadır.</p>
<p>Bu emri veren devletin içindeki bir şebeke değildir; toplumdur. Ogün’ler gider, Abdullah’lar gelir, Yasin’ler gider, Talat’lar gelir ama o düşmanlık, o karşıtlık toplumsal bir vakadır. Bu isimler bu tepki, düşmanlık ve barbarlığın tecessüm etmiş halidirler gözlerimizin önünde. Hrant’lar gider, Paramaz’lar (Madteos Sarkisyan) gider ve bu insanlar değil onları öldürenler kahraman olarak kalırlar. Samast 20 yılla yargılanıyor. Muhtemelen daha az bir hapis cezası alıp infaz yasası gereği bu cezanın da üçte ikisini yattıktan sonra aramıza dönecek.<br />
Muhtemelen ömrü boyunca da bir kahraman olarak anılacak&#8230; Çünkü bu ülkede Ermeni düşmanlığı bir ülke hizmetidir. Ne “Geber Ermeni, geber!” diyen Ogün’e ilişilmiştir ne de Halep Valiliği’ne 23 Kasım 1915 tarihinde yolladığı telgrafta “Ermenileri, doğuda yaşadıkları her yerde gizli yol ve yöntemlerle yok edin” diyen Talat Paşa’ya. <span id="more-13"></span></p>
<p>Bu acıklı hikaye bu topraklarda yeni değildir&#8230;</p>
<p>Tarih; 11 Aralık 1918.<br />
Yer; Osmanlı Mebusan Meclisi.</p>
<p>Trabzon Mebusu Hafız Mehmet kürsüden “Allah bizim belamızı verecektir!” diyerek bağırmaktadır. Ermeni tehcirini araştırmak için kurulan Divan-ı Harb’ın önünde.<br />
Hafız Mehmet; Karadeniz bölgesinde Ermeni sivillerin sandallara koyularak Karadeniz’e atıldıklarını anlatır. Bunu yapan Trabzon Valisi Cemallettin Azmi Paşa’yı bir kaç kez Talat Paşa’ya şikayet etmesine rağmen sonuç alamadığını söyler.<br />
Hafız Mehmet kürsüde şöyle konuşmaktaydı;</p>
<p>“Allah bizim belamızı verecektir. Mesele çok açıkta olduğundan inkar edilemez. Ordu şehrindeki Ermeni vakasına şahidim. Samsun’a nakil bahanesiyle sancak mutasarrıfı (Faik) Ermenileri mavnalara doldurdu ve onları bahra (denize) attırdı. Bunu bütün vilayette tatbik ettiğini işitmiştim. İstanbul’a döner dönmez onlar aleyhinde davaya muvaffak olamadım.”</p>
<p>Üstelik herkes Hafız Mehmet gibi yapılanlardan vicdani bir sorumluluk hissetmemektedir.<br />
Bakınız, Diyarbakır Valisi Dr. Mehmet Reşit ne der; “Türklüğüm tıp mesleğine galebe çaldı. Ermeni hainler zararlı mikroplardı. Bu mikropları imha etmek bir tabibin vazifesi değil midir?”<br />
Ermenilerin “hain”, “Yok edilmesi gereken zararlı mikrop” olduğuna yönelik görüş iliklerimize o denli işlemiştir ki; Türkiyeli Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’de kurdukları “Türk Ermeni Teali Cemiyeti” girişimleri bile samimiyetsizlikle suçlanmıştır. Üstelik bu cemiyet üstü kapalı bir “af isteğini” taşımasına rağmen. Devlet bu kişileri muhatap bile almamıştır.<br />
“Ermeni” Türkiyelinin zihninde ebedi düşmanı ifade eder.</p>
<p>Ermenilerin tehciri ve daha genel anlamda Anadolu’nun Türk olmayan anasırdan temizlenmesi çok önceden karara bağlanmış bir durumdur. Kuşçubaşı Eşref, Halil Menteşe ve Celal Bayar anılarında, “Anadolu’nun gayri-Türk unsurlarından tasfiye edilmesi doğrultusunda ayrıntılı planlar hazırladıklarını ve bu planları ilk önce Ege Bölgesi’nde Rumlara karşı uyguladıklarını” söyler.</p>
<p>Duruma hiç kimse engel olamamıştır.</p>
<p>Veliaht Prens Abdülmecit bile! Bakınız, 7 Aralık 1918 yılında The Morning Post gazetesine nasıl bir demeç verir:</p>
<p>“Bunlar tamamıyla Talat ve Enver’in işi. Cedlerimizi rezil eden lekelerdir. Hadiseler başlamadan önce Enver’e Abdülhamit idaresinde bizi utandıran ve rezil eden katliamlara tekrar müracaat niyetlerinin olup olmadığını sordum. Alabildiğim tek cevap ‘Karar verildi. Program bu’ oldu.”</p>
<p>Yüz yıl önce İttihatçı politikalarla başlayan Ermeni düşmanlığı; imparatorluktan cumhuriyete, Kemalizmden muhafazakarlığa her dönem ve düşüncede sürmüştür. Bu düşmanlık genetik bir kod halini almıştır. Damarlarımızdadır, kanımızdadır artık. İttihatçı ve neoİttihatçı günümüz zihniyetlerinin dışında düşünen kişiler için bile Ermeniler “çekinceli” kişilerdir. Sürekli “Bu topraklarda binlerce yıl yaşadık” diyerek ifade ettiğimiz birlikteliğimiz aslında bir tarafın diğeri üzerindeki tam tahakkümünü, güvensizliğini ve yeri geldiğinde sürgün etmesini, öldürmesini barındırır.</p>
<p>İşte bu yüzden Hrant Dink suikastı bir asayiş vakası değildir. Ahparig; yüz yılı aşkın süredir büyüyerek gelen bu nefretin son kurbanıdır. Bu nefret sokaktadır, devlettedir, ordudadır, meclistedir, polistedir, okuldadır, gazetelerdedir, radyolardadır, televizyonlardadır. Türkiye’de çiçekler bile nefret kokar.<br />
İçimizden, damarlarımızdan, zihnimizden, kanımızdan bu “zehirli nefret” ne zaman boşalacak?</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/13/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=13&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/geber-ermeni-geber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/dink1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">dink1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Michael Jackson ve İslam Ulusu</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/michael-jackson-ve-islam-ulusu/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/michael-jackson-ve-islam-ulusu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 13:27:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[İslam Ulusu Örgütü’nün Türkiye’de de birtakım bağlantıları var. Başörtüsüyle Meclis’e giren Merve Kavakçı’nın ve babasının Amerika’da bu örgüte bağlı olduğu söyleniyor. Peki bu örgüt kimdir? Nasıl bir İslam anlayışı taşımaktadırlar? Malcolm X’in bu örgütle bağlantısı neydi? Örgütün lideri kendini peygamber olarak mı görüyor? İşte modern çağda da hiç eksik olmayan din tasavvurlarının en ilginçlerinden birinin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=9&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/michael_jackson_calendar_2002.jpg?w=216&#038;h=350" alt="michael_jackson_calendar_2002" title="michael_jackson_calendar_2002" width="216" height="350" class="alignleft size-full wp-image-10" />İslam Ulusu Örgütü’nün Türkiye’de de birtakım bağlantıları var. Başörtüsüyle Meclis’e giren Merve Kavakçı’nın ve babasının Amerika’da bu örgüte bağlı olduğu söyleniyor.<br />
Peki bu örgüt kimdir? Nasıl bir İslam anlayışı taşımaktadırlar? Malcolm X’in bu örgütle bağlantısı neydi? Örgütün lideri kendini peygamber olarak mı görüyor?</p>
<p>İşte modern çağda da hiç eksik olmayan din tasavvurlarının en ilginçlerinden birinin öyküsü. </p>
<p>Asıl adı Elijah Poole olan Elijah Muhammed 1897 yılında doğdu. 1923’te Detroit’e göç etti. Burada İslam Ulusu isimli örgütün kurucusu olan Wallace Fard’ın yardımcılığını yapmayı başladı. Wallace Fard, uyuşturucu kaçakçılığı yüzünden hapis yatmıştı. 1934 yılında Fard ortadan kayboldu. İslam Ulusu örgütü artık Elijah Poole’un yönetimindeydi. Elijah bir süre sonra Muhammed takma adını kullanmaya başladı ve kendini peygamber ilan etti! Elijah, 1961 yılından itibaren “Muhammed Speaks” isimli bir gazete çıkararak aldığı vahiyleri yazmaya başladı. Modern zamanlarda vahiylerin yayımlanma biçimi de değişmişti elbette ki! Artık koyun derileri yerini gazetelere, dergilere bırakmıştı. Ünlü bir diğer ilginç grup olan Yehova Şahitleri de bugüne kadar farklı yıllarda tam üç kez yanıldıkları ve inanmayanları azaplı işkencelerle tehdit ettikleri kıyamet tahminlerini Watchtower isimli dergiyle yayımlamışlardı.</p>
<p>Elijah Muhammed’in İslam anlayışı oldukça farklıydı. <span id="more-9"></span> Muhtemelen Amerikan toplumunda gördüğü ırkçı baskılar onu ırkçılığa itmişti&#8230; Elijah, bir köle ailesinin oğluydu. Elijah’ın İslam anlayışında siyah ırk üstündü. Bu söylem, sonradan yumuşatılsa da özü itibariyle hep aynı kaldı. Örgüt; beyaz insanların aksine, siyah insanları tanrının parçası olarak görmekteydi. Üstelik bilinenden daha farklı biçimde namaz kılıyorlardı. Yaratılan ilk insanın siyah olduğunu ve kıyamet gününde dünyanın tüm beyazlardan temizleneceğini iddia ediyordu. İkinci Dünya Savaşı’na katılmadılar ve bunun için ceza aldılar. Örgüt, ayrı bir siyah cumhuriyetini savunuyordu.</p>
<p>Hareketin oldukça güçlü bir maddi kaynağı var. Bunun yanı sıra birçok televizyon kanalı var ve bu kanallarda siyah İslam propagandası yapılıyor. Hareketin şu anki lideri Louis Farrakhan, ara sıra Elijah Muhammed ile görüştüğünü anlatıyor. Üstelik bununla da kalmıyor; her cemaat gibi siyasetin oldukça içinde. Louis Farrakhan son demeçlerinden birinde, Amerikan emperyalizminin şirin yüzü Barack Obama’yı “Mesih” ilan etti! Amerika için bu söylem pek yabancı değil. Eski Başkan George Bush da Ortadoğu politikalarıyla ilgili emirleri tanrıdan aldığını iddia etmişti.</p>
<p>Peki, ünlü aktivist Malcolm X’in bu örgütle ilgisi neydi?</p>
<p>Malcolm X, Elijah Muhammed sayesinde Müslüman olmuştu. Hızla Elijah’ın örgütü içerisinde yükseldi ve bir süre sonra ikinci adam konumuna geçti. Ancak 1964 yılına gelindiğinde ikilinin arası açıldı. Malcolm X, önce Mekke’ye sonra Mısır’a gitti ve eski ırkçı görüşlerinden uzaklaştı. Artık siyah ve beyazların birliğini ve eşitliğini savunan bir aktivistti. Bu görüşlerini açıklayıp İslam Ulusu’ndan ayrıldıktan kısa bir süre sonra öldürüldü. Üstelik ölümünde sürekli Elijah Muhammed’in parmağı olduğu söylendi.</p>
<p>Cemaat bugün Louis Farrakhan’ın önderliğinde halen oldukça faal olarak işliyor. Kanalları, internet siteleri ile Elijah Muhammed’in peygamberliğini ve mesajlarını dünyaya iletiyorlar. Takipçilerinin büyük bölümü, yöneticilerinin ise tamamı siyah. Örgüt, peygamber ilan ettikleri Elijah Muhammed’in ölmediğine ve farklı bir boyutta onları izlediğine inanıyor. Üstelik Louis Farrakhan, 1985 yılında bir UFO tarafından kaçırılıp Elijah Muhammed’in ölümden sonra yaşam ile ilgili bir seminerine katıldığı iddiasında. Ünlü pop idolü Jackson’ın da bu örgütün son kurbanlarından olduğu görülüyor. İlkel düşünce, modern zamanlarda taktığı “sevgi dolu” kisveleriyle Marx’ın ifade ettiği afyonluğunu oldukça endişe verici bir biçimde sürdürüyor. Tehlikenin farkında mısınız?</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/9/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=9&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/michael-jackson-ve-islam-ulusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/michael_jackson_calendar_2002.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">michael_jackson_calendar_2002</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İt dalaşında son perde</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/it-dalasinda-son-perde/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/it-dalasinda-son-perde/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 13:24:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Genelkurmay’a ait olduğu iddia edilen belgelerle sarsıldı. Belgelerde ordunun –ya da en azından içindeki bir grubun- hükümeti ve onun sac ayağı cemaati bitirmeye yönelik harekatı yazılıydı. Medyanın çeşitli bölümlerinden “bunlar kimin ordusu” sesleri yükseldi. Aslına bakarsanız; bunlar kimin ordusu diye sormanın pek anlamı yoktu. İran’daki Devrim Muhafızları kimin ordusuysa, bunlar da onun ordusuydu. Bireyselleşmeyi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=6&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/18792.jpg?w=270&#038;h=390" alt="18792" title="18792" width="270" height="390" class="alignleft size-full wp-image-7" />Türkiye Genelkurmay’a ait olduğu iddia edilen belgelerle sarsıldı. Belgelerde ordunun –ya da en azından içindeki bir grubun- hükümeti ve onun sac ayağı cemaati bitirmeye yönelik harekatı yazılıydı. Medyanın çeşitli bölümlerinden “bunlar kimin ordusu” sesleri yükseldi. Aslına bakarsanız; bunlar kimin ordusu diye sormanın pek anlamı yoktu. İran’daki Devrim Muhafızları kimin ordusuysa, bunlar da onun ordusuydu. Bireyselleşmeyi getiren sosyolojik süreçleri yaşamamış her toplumun devlet yapısında olduğu gibi bizdeki ordu da “rejimin” ordusuydu. Böyle toplumlarda ya hiçbir şey değişmez ya da birşeyleri değiştirmek isteyenler sosyolojik bütün süreçleri göz ardı ederek despot yapılar kurarlar. Bizim hikayemiz de daha farklı değil. Elbette ki Türk ve Müslüman olduğunuz için Tanrı’nın sizi ve kaderinizi özel olarak çizdiğini sanıyorsanız TSK’nın şeytan tarafından kurulduğunu da düşünebilirsiniz. Ama gerçek öyle değil. </p>
<p>İran seçimlerinden bir gün önce, Devrim Muhafızları (bir tür bekçi köpeği türü, ama insana evrilmiş) bir e-muhtıra yayımladı. İslamcılık ile demokrasinin ne kadar da uyumlu olduğunu buradan da görebilirsiniz! Aynı zamanda başka bir resmi kuruluş olan SAVAK, devrimin ideoloğu olan Müslüman sosyalist fikir önderi Ali Şeriati’yi de öldürmüştü. Bugün İran’da tüm dünyaca okunan ve bilinen Ali Şeriati’nin bazı kitapları yasak. Şah karşıtı yayımlar yapan ve tirajı bir milyonu bulan liberal Ayendegan gazetesi de “İslami devrim” sonrası İslamcılığın hoşgörü oklarından nasibini almıştı; Humeyni önce gazeteyi boykot etme çağrısı yaptı, sonra kapattı. Gazete, okurları tarafından elden satılmaya başladı ve tiraj kaybetmedi.. Ama artık karanlık çökmüştü. Ayendegan okumak ahlaksızın teki olmak anlamına geliyordu artık Persepolis’te. Gazete dayanamadı ve yayınını kesti. İran’da da şahlık ile diğerlerinin arasındaki savaşın nedeninin demokrasi olduğu sanılıyordu. Oysa birbirini kopya etmiş iki faşizmin savaşıydı her şey. <span id="more-6"></span></p>
<p>Ve Türkiye.. Birinci Paylaşım Savaşı’na uyumakta olan iki şehri kalleşçe bombalayarak bacadan giren Osmanlı; felaketlerle geçen dört koca yılın ardından utanç verici bir yenilgiyle çöktü. Savaş kararı Enver, Cemal ve Talat’a aitti. O günlere ait bir istihbarat raporu, dönemin Sadrazamı Said Halim Paşa’nın bu saldırıdan saldırının sabahı İngiltere Büyükelçisi sayesinde haberi olduğunu söylüyordu. Raporda “ Bay Mallet onu ertesi sabah çökmüş halde buldu” yazıyordu. Paşa, büyükelçi çıkarken arkasından şöyle bağırmıştı: “Ne me lachez pas, ne me lachez pas” ( Beni bırakmayın, beni bırakmayın.)</p>
<p>Sonra, Türkiye bir yolunu bularak işgalcilerle anlaştı, Sovyetlere sırtını döndü, içerdeki Komünist görüşlüleri ayıkladı ve yoluna “laik” bir ülke olarak devam etti. Elbette ki artık devletin bir rejimi vardı. Ve elbette ki birey yoktu! Elbette ki yeni rejimin de en büyük düşmanı dincilerdi! Laiklik o günlerde; belirli bir güce sahip olan Kemalist rejimin, ondan daha büyük bir kitle tarafından desteklenen dini kontrol altına alma amacına hizmet etti. O günden bugüne de başka amaca hizmet ettiğine rastlanmadı. Bu demokrasiyle alakası olmayan laiklik anlayışı nedeniyle Türkiye toplumu asla sekülerleşemedi. Gökteki laik baskısından kaçanlar yerde muhafazakar bir güç oluşturdular. Görünürde din baskı altında tutulurken; Türkiye toplumu Sivas’ta bir oteli yakacak kadar barbar kaldı! Bir dönem de devlet “müşterek tehlike olan” Komünizme karşı dincilerle gayet cömert bir işbirliği yaptı. Türkiye tarihi; bu iki kuvvet arasında yapılan it dalaşını seyretmekle geçti. </p>
<p>Söz konusu haber; bu iki güçten birinin diğerini bitirme operasyonunu anlatıyor, eğer belgeler doğruysa. Ancak buradan daha sivilmiş gibi gözüken diğer gücün demokrasiyi, insan haklarını savunduğunu düşünmek için bir hayli iyimser olmak gerekir. Hayır, savundukları şey bu değil. Kendi içlerinde, kitaplarında, seminerlerinde, evlerinde yepyeni bir muhafazakarlığı inşa ediyorlar. Kemalistlerin kutsal devlet anlayışını devletin rejimi değişmiş halini tahayyül ederek sürdürüyorlar. Atatürk kültü yerine; istibdatçı ve borsa zengini II. Abdülhamit’i ikame ettiren, “yeni Osmanlı olacağız” hayalleriyle uyuyan yepyeni ve daha güçlü bir muhafazakarlık. Toplumun lümpenlik ürünü siyasal isteklerini gıdıklayan yepyeni bir söylem bu. </p>
<p>Bugün yanında durdukları demokrasi anlayışının en temel değeri olması gereken bireyselleşmeye hangi mesafede durduklarını anlamak için gazetelerini okumak yeterli. Demokratik bir devletin ve insanın tarihe bakışına ne uzaklıkta olduklarını görmek için Mustafa Armağan’ın kitaplarını okumak yeterli. Yani aslına bakarsanız; birbirini kopya eden, karakteristik olarak aralarında şu veya bu hiçbir farklılık olmayan iki grubun savaşını seyrediyoruz. Bir yanda insanların modern yanına diğer yanda dindar yanına hitap eden iki birbirinden yalnızca isim yönüyle ayrılan cemaat anlayışı. Kendini merkeze alan ve geldiği en son noktada bile “ötekine saygının” ötesine geçemeyen sağlıksız bir demokrasi biçimi. Hala kendini kendi kimliğiyle tanımlamaktan aciz, sürü psikolojisine iliklerine kadar batmış insanlar..</p>
<p>Eskiden Sorbonne Üniversitesi’nden mezun olan Doğuluların diplomalarına “Şark için yeterli” yazarlarmış. Acaba bugün gezegenimizin efendileri bize nasıl bir demokrasiyi yeterli görüyorlar? Uzunca bir dönemdir emperyalizme karşı verilecek bir savaşın tarafı olmamak kaydıyla bize lütfedilen sınırlarımızın içinde büyük bir millet olduğumuzu sanarak yaşıyoruz. Bu kurulu ve mevcut faşizm; yerini “efendilerimize” verilen bir takım sözler karşılığında yine aynı sınırlar içerisinde “Osmanlı’nın devamı olduğumuz” hayallerine mi bırakıyor? Görünen o ki, “faşizmlerin birbirini alt etme” savaşında posası çıkan yine “birey” olacak! Şark için yeterli!</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/6/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=6&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/it-dalasinda-son-perde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/18792.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">18792</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yaz geldi.. Tehlikenin farkında mısınız?</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/yaz-geldi-tehlikenin-farkinda-misiniz/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/yaz-geldi-tehlikenin-farkinda-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 13:22:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/yaz-geldi-tehlikenin-farkinda-misiniz/</guid>
		<description><![CDATA[Yaz mevsimi geldi&#8230; Bu cümle şanslı bir azınlık için kumsalları ve tatili ifade etse de Doğulu aileler için tarlaları ve mevsimlik işçiliği ifade ediyor. Yaz döneminde en çok göç alan bölgelerden olan Sakarya’da tava şimdiden kızgın. Bölgedeki yerli Kürt nüfus ile Ülkü Ocakları arasında sürtüşme sürüyor. Geçtiğimiz ay bu sürtüşme nedeniyle tam üç kişi öldü. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=5&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/20080521_64223.jpg?w=450&#038;h=306" alt="20080521_64223" title="20080521_64223" width="450" height="306" class="alignleft size-full wp-image-4" />Yaz mevsimi geldi&#8230; Bu cümle şanslı bir azınlık için kumsalları ve tatili ifade etse de Doğulu aileler için tarlaları ve mevsimlik işçiliği ifade ediyor. Yaz döneminde en çok göç alan bölgelerden olan Sakarya’da tava şimdiden kızgın. Bölgedeki yerli Kürt nüfus ile Ülkü Ocakları arasında sürtüşme sürüyor. Geçtiğimiz ay bu sürtüşme nedeniyle tam üç kişi öldü.</p>
<p>Etnik çatışma bölgede yeni değil. İki yıl önce, karakolun önünde iki bin kadar kişinin toplanıp içeridekileri linç etmek için dışarı çıkarmak istemesi ve polisin buna karşı çıkması nedeniyle yaşanan kaos Vali Nuri Okutan’ın ve daha fazla polisin gelmesiyle sonuçlanmıştı. Tüm bunların nedeni, olayın yaşandığı gece, aslında şehrin yerlisi birkaç gençle, bölgeye yazın fındık toplamak için gelen mevsimlik işçiler arasında yaşanan basit bir sıra kavgasıydı. Ancak asıl nedenin, bu olduğu olaydan çok sonra ortaya çıktı. Tüm bunların yaşandığı gece birini çevirip neler olduğunu sorsanız “Fındıkçılar arasında PKK’lı teröristler varmış. Çarşı meydanında olay çıkarmışlar, slogan atmışlar ve bazı dükkanların camını indirmişler. Onları durdurmak isteyen bir genci de bıçaklamışlar” diyecekti.</p>
<p>Peki; olaylar bu noktaya nasıl geldi? İki bin kişiyi evinden kaldırıp karakolun önünde isyan etmeye getirebilen büyük güç kimdi? Bu yalanı kim söylemişti? Bu yalana insanlar neden inanmıştı? Olay basit bir sıra kavgasından ırk temelli bir çatışmaya nasıl döndü? <span id="more-5"></span></p>
<p>Bu büyük ve hızlı iletişim ağını “fısıltı gazetesi” oluşturuyor. Sadece duyulan bir gazetedir bu. Ne tam İslamcıdır, ne tam ulusalcıdır, ne tam ülkücüdür, ne tam militaristtir. Ama en koyu İslamcıdan daha koyu Hristiyan düşmanı, en koyu ulusalcıdan daha antidemokratik, en koyu ülkücüden daha ırkçı, en militaristten daha fazla “Tanırım iyi çocuk”tur. Hiçbir ideolojiyi derinlemesine bilmeyen, öğrenmeyen ve bununla da inat eden bu yüksek tirajlı gazete için “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur, Amerika en büyük düşmanımızdır, Masonlar kuyumuzu kazmaktadır.” Bu gazetenin anonim okur ve yazarlarına göre Kürt sorununun çözümü de Erzurum’dan gerisinin temizlenmesiyle mümkün.</p>
<p>Hiç düşündünüz mü, neden dünyada ırkçı olduğunu açıkça dışa vuran çok fazla organizasyon olmamasına rağmen hâlâ dünyanın her yerinde ırkçılık büyük bir tehlike? Hiç düşündünüz mü, bu ülkede kendini ırkçı olarak tanımlayan önemli bir topluluk olmamasına rağmen bir şarkıcının nasıl önündeki kitleye “Diyarbakır’dan mı geldiniz? Moron musunuz?” diyebildiğini?</p>
<p>Eğer düşündüyseniz, “sokaktaki adamın” neden bu kadar önemli olduğunu anlayabilirsiniz. Trakya Olayları’nı duydunuz mu? 1930’lu yıllarda yaşanan bu olaylarda on binlerce Yahudi yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmıştı. Bu olaylar gerçekleşmeden önce Yahudilerin Trakya’daki çeşitli evlere kuyu kazmak suretiyle girip; içerideki malzemeleri çaldığı ve kadınlara tecavüz ettiği, çeşitli dış örgütlerle işbirliği yapıp bölgenin kendileri dışındaki eşrafını jurnallediği söylenirdi. Bunun sonucunda ne olmuştu? Binlerce Yahudi Trakya’dan göç etmek zorunda kalmıştı!</p>
<p>Bu gazete yalnızca Türkiye’de mi var? Geçtiğimiz günlerde İtalya’da sol görüşlü bilinen bir aksiyoner bile “İtalya’daki suçların yüzde 75’ini Romanyalılar işliyor” demişti. Benzer söylemleri Almanya’da Türkler, Belçika’da Faslılar, Türkiye’de Kürtler için de duyuyoruz. Aranızda bugüne kadar “Şu Kürtler geldiğinden beri İstanbul bozuldu, şehirlerimizi istila ediyorlar, zaten Apo’nun silahına sarılamıyorsan karına sarıl diye emri varmış, vs.” gibi sözleri duymayanınız var mı?</p>
<p>Peki gerçekten öyle mi? Elbette ki değil. Peki asıl mesele nedir? İtalya’daki gelir dağılımından en küçük ve en yetersiz payı alanlar Romanyalılar, haliyle sosyolojik nedenlerle işlenen suçlar en çok onlarda rastlanıyor gibi duruyor. Oysa Romanya’ya döndüğümüzde “suç işlemekle” suçlananlar bu sefer bambaşka bir toplum oluyor, çünkü orada gelir dağılımının büyük bölümü Romanyalılarda, suç işlemelerini sağlayacak bir sosyolojik altyapı yok.</p>
<p>Kürtler çok çocuk yapmaz, feodal üretim şeklinin getirdiği sonuç çok çocuktur. Çünkü bu üretim şeklinde çocuk; güvence ve iş gücü demektir. İnsanlar çocuk yapmaya mecburdur.</p>
<p>Belçika’da yaşayan Faslıların kötü kokmalarının ırklarıyla bir ilgisi yok, Belçika’nın sosyal yapısının onlara reva gördüğü yaşam şeklinde hayatlarını sürdürdükleri yerlerin içler acısı durumuyla ilgisi var.</p>
<p>Almanya’da en çok suçu da Türkler işlemiyor. Yıllarca kendi vatandaşlarına verdikleri paraların yarısı kadarına köpek bağlasanız durmayacak yerlerde yaşattıkları bir toplum kendi sosyolojik gerçeklerini yaratıyor ve bir çakışma doğuyor, durum bu.</p>
<p>Eğer bir toplum, kendi yaşadığı yere göç eden toplumu ikinci sınıf insan yerine koyar ve ona kendinden daha düşük bir eğitim ve gelir seviyesi verirse bunun doğuracağı sosyal maliyetten sorumlu tutulması gerekenler göçmenler değildir. Ancak Fısıltı Gazetesi muhabirleri için bu durumun pek önemi yok; o Belçika’da metroda giderken pis kokan bir Faslı ile karşılaşmış, Almanya’da barda eğlenirken bir Türk tarafından dövülmüş, İstanbul’da Tarlabaşı’nda yürürken bir Kürt tarafından gasp edilmiştir; tek gerçek bu gördüğüdür ve sorunun kaynağı bu kişilerin etnik kökeni, çözümü ise etnik temizliktedir. Kendi toplumunun, kendi devletinin onlara neler sunduğuyla hiç ilgilenmez bile! Sıradanlaşan faşizmin bu söylemleri zamanla kurulu bir faşizmin soykırım, tehcir vb. eylemlerine dönüşüyor.</p>
<p>Bu gazeteyi kapatmak, ancak onu duymamak ve ona karşı etkin bir dil geliştirmek ile mümkün. Hayır, “Eğitim şart” değil. Türkiye’de demokratikleştiren değil ırkçılaştıran bir eğitim var. Fısıltı gazetesinin haberlerine inanmanın altyapısını da bu eğitim oluşturuyor zaten.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/5/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=5&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/yaz-geldi-tehlikenin-farkinda-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://deginmeler.files.wordpress.com/2009/08/20080521_64223.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">20080521_64223</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnsanlık sınırında kapı açılsın!</title>
		<link>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/insanlik-sinirinda-kapi-acilsin/</link>
		<comments>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/insanlik-sinirinda-kapi-acilsin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 13:17:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hasanrua</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/insanlik-sinirinda-kapi-acilsin/</guid>
		<description><![CDATA[Bu sınır meseleleri tartışılırken konuşulanlara yabancı kalmamak elde değil. Sınırlara duymanızın öğretildiği saygıya ideolojik nedenlerle kırıntı oranında bile sahip olmayınca, onun yerine tek bir dünyayı savununca sınırların şekillendirdiği siyasetlerin tartışmalarına “Fransız” kalıyorsunuz, ister istemez. Biri, sonu faydalı olur, açılsın diyor. Öteki tam tersini. Oysa durum daha farklı. “Ermenistan sınırında kapı açılsın mı?” O sınır orda [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=3&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://hasanrua.files.wordpress.com/2009/08/ermenistan1b140d291b1102bbby.jpg?w=300&#038;h=261" alt="ermenistan1b140d291b1102bbby" title="ermenistan1b140d291b1102bbby" width="300" height="261" class="aligncenter size-full wp-image-820" />Bu sınır meseleleri tartışılırken konuşulanlara yabancı kalmamak elde değil.</p>
<p>Sınırlara duymanızın öğretildiği saygıya ideolojik nedenlerle kırıntı oranında bile sahip olmayınca, onun yerine tek bir dünyayı savununca sınırların şekillendirdiği siyasetlerin tartışmalarına “Fransız” kalıyorsunuz, ister istemez. Biri, sonu faydalı olur, açılsın diyor. Öteki tam tersini.</p>
<p>Oysa durum daha farklı.</p>
<p>“Ermenistan sınırında kapı açılsın mı?”</p>
<p>O sınır orda niye var ki?</p>
<p>Kimin ne işine yaramış bugüne kadar? İnsanların mutluluğuna, refahına ne gibi bir katkısı olmuş? Toplumları, pazarı, iletişimi bölmek dışında kime ne fayda sağlamış?</p>
<p>Dünyanın kaynaklarının bölünmesine ve insanlık için değil bir takım kişilerin cebi için kullanılmasına katkı sağlamaktan başka neyi çözmüş? <span id="more-3"></span></p>
<p>Kim ile kimi ayırmış o sınır? İyi ile kötüyü mü? Melek ile şeytanı mı? Gerçekten sınırın erdemlerle ilgili herhangi bir durumu belirlediği görülmüş mü?</p>
<p>Sınırın bir tarafındakiler “übermensch” diğer tarafındakiler rezil rüsva insanlar mı? Kapının açılmasından bu yüzden mi korkuluyor?</p>
<p>İşin kötüsü; bu sınırın varlık nedeni, birinci dünya savaşı sonrası sermayelerin kendi sınırlarını çekmesinden ibaret olmasına rağmen; orada öyle var olmasının yarattığı psikolojik sonuç; “erdem ayrımı yaptığı” düşüncesidir. Sermayelerin, “siyah elbiseli efendilerin” oyun alanını belirlemek için çizilen sınırlar, o sınırların içinde yaşayan insanlar tarafından “iyi olan ‘biz’ ile kötü olan ‘onları’ ayırmak” olarak anlaşılmış.<br />
Ya da “öyle bilsinlercilik” yapılmış. İnsanın en temel arayışı olan adalet, erdemlilik, ahlak gibi kavramlar sınırla ilişkilendirilmiş, sınırın ötesi bu kavramların da bittiği yer olarak anlatılmış; neticede iyiliğin tek formu olarak sınırın beriki yanını gören düşünceler türemiş.</p>
<p>İnsanların ve hatta edebiyatçıların, düşünürlerin bile zihin dünyasına çit örmüş o sınırlar.</p>
<p>Gencecik insanlar ellerinde silahla o sınırın başında bekliyor. “Düşman” geçmesin diye.</p>
<p>Bugün o sınırı düşman geçmesin diye bekleyen kişinin ataları, dün o sınırı geçmesin diye gözlenen düşmandı.<br />
Binlerce yıl geçti. Ne değişti?</p>
<p>Dünyanın ve dolayısıyla bütün insanlığın olan toprağa sınır koymak hangi insani erdemle uyuşuyor? Yoksa bu sınır meselesi aslında insanın erdemle arasına koyduğu şeyin tezahürü mü?</p>
<p>İnsanlıktan uzaklaştıkça, bunu örtmek için mi sınırlarını kalınlaştırıyor?</p>
<p>Söylenen, bu sınır açıldığında, karşı tarafın ciddi maddi kaynak bulacağı. Korkuluyor bundan. Karşı tarafın milliyetçileri de, “sınır fetişistleri” de, bu sınırın açılmasının sınırın iki tarafındaki insanlar arasında kültürel bir köprü oluşturup “yüzyıllık düşmanlığı” bitireceğini düşünüyor. Onun da korkusu bundan.<br />
Türkiye Cumhurbaşkanı Ermenistan’a giderken, burada “gitmesin” diyen Türk milliyetçileriydi. Orada da “gelmesin” diyenler Ermeni milliyetçileri oldu.</p>
<p>Niye korkuyorsunuz bu kadar birbirinizden? Kime fayda sağlıyor bu düşmanlık? Bugüne kadar ne gibi bir hayrını gördünüz o sınırın? Sınırın öte yanındakiler uğursuz, pespaya, şıllık insanlardı da girmesini engelledin diyelim. Ne geçti peki eline, suç oranı mı düştü?</p>
<p>İnsana dair kavramların evrenselliği daha iyi anlaşılmaya muhtaç bir kavram. Zaten modern insan bunu keşfettikçe sınırlara olan itibarını yitiriyor.</p>
<p>Bireyselleşme arttıkça; doğuştan önce gelen toplumsal kimliklerin yerini doğumdan sonra kişinin kendi elde ettiği kimlikler alıyor. Bir Ermeni genci ile, dünyanın herhangi bir yerindeki bir Fransız, İngiliz ya da Türk genci aynı müzik türünü dinliyor, saçlarını aynı şekilde tarıyor, ikili ilişkilerini aynı biçimde şekillendiriyor.</p>
<p>“Ötekinin kötülüğünü” sadece okulda duyuyor. Bir de evde ikinci dünya savaşından kalma yarısına kadar sarkmış büyük ebeveynlerinden.</p>
<p>Onun dünyasında yok sınır. Böyle olduğu için de bencillikle, “değerlerini yitirmiş olmakla” suçlanıyor. O değerler, binlerce insanın canını yitirmesine neden oldu, ama yine de her şeyden önemli. İnsandan bile.</p>
<p>Ermenistan sınırında kapı açılmasın.</p>
<p>İnsan, erdemleriyle kendi arasına koyduğu sınırı kaldırsın, yeter.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/deginmeler.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/deginmeler.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/deginmeler.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/deginmeler.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/deginmeler.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/deginmeler.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/deginmeler.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/deginmeler.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/deginmeler.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/deginmeler.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/deginmeler.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/deginmeler.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/deginmeler.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/deginmeler.wordpress.com/3/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=deginmeler.wordpress.com&amp;blog=8993008&amp;post=3&amp;subd=deginmeler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://deginmeler.wordpress.com/2009/08/13/insanlik-sinirinda-kapi-acilsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/49c512284d9b1a892d45a4bf02a91af4?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">Admin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://hasanrua.files.wordpress.com/2009/08/ermenistan1b140d291b1102bbby.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ermenistan1b140d291b1102bbby</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
